TRANSLATE

28 Kasım 2016 Pazartesi

Bir Kahve Eylemi

kahve ile ilgili görsel sonucu





Sen bu satırları okurken, ben fincana kahve koyuyor olacağım. 
Blogger'ın gönderimi günler sonra ana sayfana yollama ihtimaline karşın, elimde bakır cezve ile senin bunları okumanı bekleyeceğim.

Sen bu cümleye geldiğinde, ben kahvemi içiyor olacağım. Kahvenin üzerinde sahici bir gülümseme ile bana bakan köpüğü (bir daha kimse o kadar sahici gülümsemeyecek olsa bile) tek bir höpürdetme ile öldüreceğim. Adım katile çıkacak, zihnim beni mapus damlarına düşürecek ve öğüt veren bol olacak. Kim bilir, belki orada seyrek saçlı, ak bıyıklı bir ihtiyar karşıma çıkıp "Kahve höpürdetmek hoştur ama benena yeğen" diye konuşacak. Bir fikir suçlusu (fikir suç mudur? Bir ara bu konuya da değineceğim) ile sigaramı paylaşıyor olacağım ve beni derin düşünceler saracak. Bir hapishane müdürü "Pardon" diyecek ve ben "hassiktir lan" diyeceğim. Ama içimden. Serbest bırakacaklar beni.

Sen bu cümleyi okurken, ben kahve hakları savunucusu olacağım. Üzerime "yemen" yazarak çıplak vücudumla kahve zincirlerini bakacağım. Çıkacağım sokağa ve "kahve içmemek kahpeliktir" yazılı bir pankartla yürümeye başlayacağım. Yanımda insanlar belirecek. Kahve içenler, içmeyenleri bir fincan kahvede boğacak. Devrim olacak ve sokaklar kahve kokacak.


Bu yüzden ben bu cezveyi hemen aldığım yere bıraksam iyi olacak. Ben böyle bir şeye cesaret edemem.