Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bir Victoria's Secret Fashion Show Dramı

Yeni yıl, yeni umutlar ve en önemlisi de Victoria's secret fashion show.
***
Saat 20.00'den beridir annem ve babamın bir yerlere gitmesini veya erkenden uyumusanı istiyorum. Fakat iki arzum da gerçekleşmiyor. Annem büyük bir mutluluk ve heyecanla yılbaşını beklerken, babam bıyıklarına ve saçına düşecek olası aklardan dolayı geceyi gergin ve mutsuz geçiriyor. Annem birkaç defa dışarı çıkma önerisinde bulunsa da babamın inadı galip geliyor ve önce yemek, ardından tatlı-çay ve son olarak da meyve ile saat 23.00'ü buluyoruz.
***
Gözlerimin altı şişmiş bir biçimde tüm yıl beklediğim victoria's secret ateşi beni sarmış durumda. 10 dakikada bir annem ve babama uykunun önemini anlatan vaazlar veriyorum ve fakat tık yok. Babam koltukta, annem kanepede ve sonunda gözleri üst üste gidiyor derken kanalı değiştirmemle ikisinin gözleri de aynı anda açılıveriyor.
***
"Kaç saniye kaldı lan?"
Bu sözle içimi büyük bir umut kaplıyor. Lan hayır yeni yıldan dolayı değil. Annem i…
En son yayınlar

BİR METİN ÇAKIR POLİSİYESİ

Mart ayında vizyona giren Armağan Tunaboylu'nun ilk kitabından uyarlanan Şeytan Tüyü filmiyle yeni baskısı yapılan Yıldız Cinayetleri'nden geçtiğimiz günlerde bir tane edindim ve bir çırpıda bitirdim.
Kitap diğer polisiye romanların aksine çok renkli karakterlerle dolu ve karakterleri sevmeseniz bile kendinizi rahatlıkla onun yerine koyabileceğiniz bir kitap. bu kadar hızlı ve aşkla okumamın sebebi de bu olsa gerek.
Metin Çakır pezevenkliği bırakmış, yeni bir hayata başlayacakken üzerine yığılan cinayetlerden kurtulma çabalarını ve ne kadar amatör olsa da Amerikan, İngiliz ve Türk polisiyelerinde bulunan profesyonellikleri, psikopatlıkları ve kasvetli havalarıyla nam salmış dedektiflerden daha hızlı ve daha içten olduğunu görüyoruz.
Metin Çakır tam olarak içimizden biri olduğu için pek yabancı değiliz bu karaktere. Türkiye'de polisiye romanlarda sık sık rastladığımız amerikanvari polis ve dedektiflerden değil. daha olağan ve daha gerçekçi bir hikayesi olan Metin Ağbimizi s…

ELMA

İLK TRİPTanrı, şeytanı cezalandırdı fakat şeytan yıllık izne ayrılıp, bu süre içinde ademoğlunu yoldan çıkarmaya, içkiyi metresi yaparak ondan kötülükler peydahlamaya ant içti. Adem ile Havva cennette yürüyüş yaparken bir parkın önünden geçtiler. Üzerinde “çimlere basmak yasaktır” yazan bir tabela olmadığından çimlere basarak bir elma ağacının altında dinlenmeye başladılar. Havva, altında dinlendikleri ağaçta bir elma gördü. Ağaca tırmanmayı bilmediği için Adem’e yönelerek “Şu elmayı koparır mısın?” dedi ve o da bunun yasak olduğunu ve koparamayacağını söyleyince Havva ilk trip atan insan olarak ansiklopedilere geçti. E tabii Adem de bir yere kadar sabredebildi ve en sonunda elmayı kopararak Havva’ya uzattı. Havva bir ısırık aldı ve elmanın diğer tarafını Adem’e uzattı. Adem tam elmayı yerken meleğin biri onları gördü. Bu sırada elma Adem’in boğazına takıldı. Adem heyecanla elmayı aşağıya, en aşağıya attı. BELEDİYE ÇALIŞANINewton bir gün belediyede bulduğu işten kaytarıp; o park senin…

Bir Kahve Eylemi

Sen bu satırları okurken, ben fincana kahve koyuyor olacağım.  Blogger'ın gönderimi günler sonra ana sayfana yollama ihtimaline karşın, elimde bakır cezve ile senin bunları okumanı bekleyeceğim.
Sen bu cümleye geldiğinde, ben kahvemi içiyor olacağım. Kahvenin üzerinde sahici bir gülümseme ile bana bakan köpüğü (bir daha kimse o kadar sahici gülümsemeyecek olsa bile) tek bir höpürdetme ile öldüreceğim. Adım katile çıkacak, zihnim beni mapus damlarına düşürecek ve öğüt veren bol olacak. Kim bilir, belki orada seyrek saçlı, ak bıyıklı bir ihtiyar karşıma çıkıp "Kahve höpürdetmek hoştur ama benena yeğen" diye konuşacak. Bir fikir suçlusu (fikir suç mudur? Bir ara bu konuya da değineceğim) ile çayımı paylaşıyor olacağım ve beni derin düşünceler saracak. Bir hapishane müdürü "Pardon" diyecek ve ben "hassiktir lan" diyeceğim. Ama içimden. Serbest bırakacaklar beni.
Sen bu cümleyi okurken, ben kahve hakları savunucusu olacağım. Üzerime "yemen" yaz…

Leyla ile Mecnun Soundtrack - Mehmet Erdem Akustik

2011 Ağustosunda tanıştım "Leyla ile Mecnun" la. Absürdlükleri bir yana onlar direk hayatın içinden çıkmış karakterlerdi. Açılış müziğini de çok severdim ve Mehmet Erdem & Alper Atakan'ın bunun canlı kaydını yayınlamaları da çok iyi olmuş. Resmen "O gemi bir gün gelecek" hissi yeniden oluştu bende. Dinlemenizi öneririm.






Türkiye’nin Yeni Starı DAMLA EKMEKÇİOĞLU ile Röportaj

Son zamanlarda sosyal medya platformlarında adından sıkça söz ettiren,kadınlığın Nirvana'sı, güzelliğiyle erkeklerin aklını başından alan,clubların aranan DJ’i. Periscope, instagram, snapchat ve twitter’da oldukça popüler olan, ilk filmi “Türk Lokumu” ile büyük ses getirecek olan, Türkiye’nin yeni starı Damla Ekmekçioğlu hayatını ve yeni projelerini anlattı.

Öncelikle Damla Ekmekçioğlu kimdir? 31 yaşındayım. İstanbul’da doğdum. 2 üniversite bitirdim. Biri Almanya’da diğeri burada. 2008’den beri yine İstanbul’dayım.
Instagram ve periscope da büyük bir hayran kitlen var. İnsanları sana çeken şey ne? Periscope açtığımda fenomen olma gibi bir amacım yoktu ama eğlenceli yayınlarım, samimiyetim ve fiziksel özelliklerim takipçi sayımın artmasına sebep oldu. Bu etkileşim İnstagram’a da yansıdı. Koyduğum resim ve videolar da buna destek olup sayısının artmasına yardımcı oldu.
Bu büyük hayran kitlesinin yanında bir de sana karşı olanlar var. Bunlar kim, nereden çıktı, senin gibi saf ve temiz bir…

MAHİR ÜNSAL ERİŞ röportaj

Son dönem Türk edebiyatının çıkardığı, sıkı bir Gençlerbirliği taraftarı olan çevirileri ve kitapları yayımlanmış olan, yazdıklarıyla ruhları ve gönülleri hoş eden yazar Mahir Ünsal Eriş bizi kırmayıp sorularımızı cevapladı.


Edebiyatla nasıl tanıştınız?
Edebiyatla tanışmam biraz tembelliğim yüzünden oldu. Daha lisenin ilk senesinde altı tane zayıf getirince evden çıkmama yasak geldi tüm yaz. Arkadaşlarım ceza evinde bir mahkumu ziyaret eder gibi bize gelip kitaplar getirirlerdi. Hayatımda beni en çok şaşırtan romanları hep o zaman     okudum sanırım. Sonra da arkası geldi.

Bir yazınızda Aziz Nesin’in söyleşi sonrası size ne olacağınızı sorması üzerine “yazar” cevabını verdiğinizi yazmışsınız. Bu diyalog yazar oluşunuzda ne kadar etkili oldu?
Muhakkak, Aziz Nesin de dahil olmak üzere, büyük yazarlara özenmenin etkisi olmuştur ama açık söyleyeyim, tırnağı olacak kadar bile iddiam olmadı hiçbir zaman.

Günümüz modern edebiyatından takip ettiğiniz yazarlar var mı?
Elbette yeni çıkan eserleri tak…